Herkesi tekrardan ve tekrardan sonsuz bir saygı ve sevgi içerisinde selamlıyorum. Umuyorum ki sizlerde geçirdiğimiz bu zor Corona (Covid - 19) Döneminde evlerinizde kalıyor sakin bir şekilde rahat ve güzel günlere kavuşmayı diliyorsunuzdur. Bugünlerde git gide evde kalmış olmanın vermiş olduğu sıkıntı ile iyiden iyiye ekran başında vakit geçirmeye başladım. Muhtemelen benimle aynı durumda olan siz değerli okurların zamanını bir nebze de olsa bilgi dolu geçirebilmesi için elimden geleni yapacağım.

Tekrardan sizleri selamlıyor ve yazıma geçiyorum.

Bugün de bir önceki yazımdan haberini almış olduğunuz Pterophyllum scalare (Melek Balıkları) Hakkında konuşuyor olacağız.

Geçtiğimiz yazılarımda three color angel fish, pinoy ghost angel fish ve smokey angel fishden bahsetmiştik.

Bu yazımızda ise yine çok güzel bir tür olan ve tabi ki Pterophyllum scalare (Melek Balıkları) ailesine dahil olan Albino Melek Balığı

( Albino Angel Fish ) konuğumuz olacaktır.

Balığımızdan bahsetmeden önce değinmek bahsetmek istediğim asıl şey albinoluktur.

Albinoluk aslında bir çeşit hastalıkken zamanla bu hastalığa tabi olan canlıların diğer soydaşlarından çok daha alımlı ve ihtişamlı olmaya başlaması diğer soydaşlarından daha farklı bir görünüme sahip olmalarından dolayı albinoluk bir hastalık ve dezavantaj olmaktan çıkarak bir artı haline gelmiştir. Benimde son derece bayılarak seyrettiğim albino balıklar zamanla faklı varyetelere de bürünmüşlerdir. Albinolukdan birincil beklentimiz bembeyaz bir canlı iken tam kırmızı ( full red ) tam beyaz ( full white ) yarı beyaz yarı kırmızı ( albino koi ) türleri de zamanla piyasada türemiş ve yaygınlaşmışlardır. Albinoluk geni bu canlıların piyasa değerini arttırsa da günün sonun da bir kusurdur ve gayet tabi ki bir dezavantaj teşkil etmektedir. Bu dezavantaj yoğun bir görüş probleminin yanı sıra yoğun bir protein ihtiyacıdır. Bu sebepden ötürü albino geni taşıyan canlılar yavrularına karşı çok daha agrasiflerdir. Yazmış olduğum bu bilginin nasıl böyle bir şeye yol açtığını soracak olursanız sizlere açıkça bahsedebilirim . Bu canlılar yavrularını doğru düzgün seçemezler yani onları daha ziya de yemlerden ayıramazlar. Yavruların kaçış hareketleri içlerinde ki avcı dürtüyü uyandırır ve albinoluğun gereksinimi olan yoğun protein ihtiyacını temin etmek için yavrularına karşı hamle yaparlar. Bu tarz durumlar genellikle Poecilia reticulata ( Lepistes ) grubunda gözlemlenir bunun nedeni ise zaten üretim de bulunan melek balıklarının yavrularına yalnızca yumurta dizerken erişimi vardır, biz hobiciler hemen yavruları onlardan ayırırız. Yani uzun lafın kısası şudur arkadaşlar albino bir canlı beslemek istiyorsanız ve bu canlı dünyalar güzeli Pterophyllum scalare (Melek Balıkları) ailesinin bir üyesi ise mümkün olduğunca onu protein ağırlıklı beslemeli ve devamında da son derece nazik olmanız gerekmektedir.

Sürç-i Lisan Ettiysem Affola !!