Kent Havası - Genel - Blog

L144 Cüce Vatoz

Sizler için sevdiğim beslediğim beğendiğim balık türlerini anlatmaya devam edeceğim. İlk birkaç bölümde l144 serisi vatozlar hakkında bilgi vermiştim. L144 serisi vatozları nasıl besliyorum nasıl yavru alıyorum gibi konulara değinme fırsatı bulmuştum. Bu yazımda da sizler için l144 vatoz balıklarına uyguladığım beslenme diyetinden bahsetmek istiyorum. L144 balıkları beslenmelerine oldukça dikkat etmemiz gereken balık türü olarak karşımıza çıkıyor. Balığınız her an kabız duruma gelebilir her an bloat ve iç parazit gibi durumlara yakalanabilir. İşte burada iyi bir beslenme diyetinin balıklara uygulanması zorunlu hale geliyor. Sizler için haftalık uyguladığım diyeti burada paylaşacağım. Bu diyeti birebir uygulayabileceğiniz gibi kendinize ait bir diyet programı da oluşturabilirsiniz. Birinci nokta olarak damızlık balıklarımızı günde bir sefer yemlememiz yeterli oluyor ki ben bunu uyguluyorum. İkinci olarak yemlemeyi gece geç saatlerde artık bende uyuyacağım vakitlerde yapmaya da özen gösteriyorum. Üçüncü olarak yem miktarını kesinlikle abartmıyorum. Bu hem kuru yemler için geçerli hem de haşlanmış sebzeler için geçerli. Tetra pro alge falan veriyorsam balık başına üç veya dört adet vermeniz yeterli oluyor. Şunu atlamanız gerekli. Balıklara fazla yem verince balıklarınız hızlı gelişmeyecek aksine hızlı tükenip daha erken yaşlanacak ve daha erken balığınızı kaybedeceksiniz. Üstelik fazla verdiğiniz yem hem balığınızın hastalıklara yakalanmasına hem de su değerlerinizin bozulmasına neden olacaktır. Dördüncü olarak bazı sebzeler var ki bence kuru yemlere göre çok daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Haşlanmış kaypa kırmızı biber, haşlanmış bezelye ve haşlanmış ıspanak kesinlikle bir çok yemden daha faydalı olduğunu değerlendiriyorum. Haftalık olarak ortalama üç gün haşlanmış sebzelerden vermeye dikkat ediyorum. Örnek verecek olursam

birinci gün haşlanmış kırmızı kaypa biber

ikinci gün tetra pro color

üçüncü gün haşlanmış bezelye

dördüncü gün jbl pleco

beşinci gün tetra pro alge

altıncı gün haşlanmış ıspanak

yedinci gün sera flora seklinde ben bir diyet uyguluyorum arkadaşlar.

Peki önemli bir sorunun cevabını vermek istiyorum damızlık balıklarımıza artemia verecek miyiz? Ben veriyorum arkadaşlar ama her gün değil. Haftada iki veya üç gün veriyorum ve cidden balıklara fayda sağladığını görmemek imkansız. Çok nadir olarak balıklara salatalık veya kabak veriyorum kısacası damızlık balıklarıma bu şekilde bir diyet uyguluyorum.

Gelelim yavru balıklarımıza nasıl besliyorum ne yapıyorum. Yavru balıkların ne kadar hassas olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Bu nedenle yavru balıklarımızı beslerken çok hassas davranmamız gerekmektedir. Küpten yavruluğa aldığımız ve henüz protein keselerinin kaybolmadığını gördüğüm balıklara kesinlikle hiçbir yem vermiyorum arkadaşlar. Protein keselerinin kaybolma esnasında hatta yavrularınızı artık boylandırma akvaryumuna alana kadar da bolca hava veriyorum arkadaşlar. Protein keselerinin tamamen kaybolmasıyla birlikte ilk yemlemeyi artemia ile yapıyorum. Artemia dışında bu boylarda hiçbir sebze ve kuru yemi yemeyeceklerdir. Ben bir ay boyunca her gün kesinlikle artemia ile besliyorum yavrularımı. Bu süreç zarfında yumurtaları almayıp küpte yavruların kendi kendine çıkmasını bekleyenler de var. Ben ortalama yumurtlamanın sekiz veya onuncu günlerinde yavrularımı küpten yavruluğa alıyorum. Bunu şimdi neden anlattım. Eğer akvaryumunuz çok büyük ise yavru balıklarlınızın yem bulma durumu zorlaşacak ve kayıplar yaşayacaksınız. Bu yüzden balıkları yavrulukta bakmanın faydalı olduğunu değerlendiriyorum. Yavrularımız bir aylık oldu bir ay boyunca artemia verdik. Balıklarımız beş altı santim boyuta gelene kadar günde iki kez, damızlık boydaki balıklarımı da günde bir kez belirttiğim diyete uygun olarak besliyorum. Gereksiz yemlemenin ne size ne de balıklara hiç bir faydasının olmayacağını belirtmek isterim. Sizler için kaleme aldığım tecrübelerimi paylaştığım bir yazının daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Takipte kalın.
Sizler icin bu bölümde de l144 serisi vatoz balıklarının yumurtadan çıktığı andan itibaren yaptıklarımı anlatacağım. Öncelikle bakıcınızın ne zaman yumurtlayacağını az çok tahmin edebilirsiniz. Dişinin karnı oldukça dolar balık enine dogru genişler baligin fi kısmı artık dışarıya dogru bir çıkıntı oluşturur iste balığınızın yumurta dökme vakti gelmiştir. Ben bu süreçte balıkları kesinlikle rahatsız etmem. Özellikle doğuma yakın günlerde akvaryuma elimi kesinlikle sokmam açıkçası. Çünkü sizin akvaryuma elinizi sokmanız dişinin ürkmesine strese girmesine neden olacaktır. Özellikle akvaryum içinde şu küpü şuraya alayım gibi hatalara kesinlikle düşmeyin. Bu durum balıklarınızın strese girmesine hatta balık kaybına kadar gidebilir. Ve yumurtalar döküldükten dişiniz rahatladıktan sonra bayrağı erkek alıyor ve artık bütün yük erkek baliginizin omuzlarında. Yavrular kendini kurtarıp küpten çıkıncaya kadar erkek bütün işi devralıyor. Dişiniz de artık dinlenme toparlanma ve yeniden yumurta toplama işine başlıyor. Peki yumurtalar icin ne yapmalıyız. Ben yumurtaları sekiz ve onuncu günler arasında artık duruma göre özellikle aynı akvaryum içerisinde biolife yavruluğa alıyorum. Biolife yavruluk kesinlikle kaliteli. Hani öldürmeyen yavruluk diyorlar ya iste o biolife yavruluk. Evde kendiniz de bu tarz bir şeyi rahatlıkla yapabilirsiniz. Güzel kısmı şu yavruluk içerisine sürekli akvaryumdan taze su alıp içerideki suyu filtre esip dışarı vermesi ve yavruluğun içine bunu hava motoru ve hava taşı marifetiyle yapması yavru balık kayıplarını kesinlikle minimum seviyeye indiriyor. Ben ortalama bir ayla iki ay arası biolife yavrulukta yavrularıma bakıyorum. Özellikle ilk bir ay mutlaka her gün artemia veriyorum. Bu şekilde hem balıklar hızlı bir şekilde gelişiyor hem kaybım minimum seviyelere iniyor hem de ilerisi için kaliteli damizliklarin temelleri atılıyor. Arkadan yeni yavrularım gelmesiyle ağabeylerini artık boylandırma akvaryumuna alıyorum ve burada boylandırma sürecine giriyorlar. Damızlık balıklarımı günde bir yavru ve damızlık altı balıklarımı günde iki sefer yemliyorum ve döngüyü bu şekilde sağlıyorum.
Sizler icin bu bölümde l 144 serisi balıklar icin uyguladığım yöntemler ve beslenme şekilleri hakkında bilgi vereceğim.

Öncelikle akvaryumum yaz kış yirmi altı derecede. Ne üstüne çıkarım nede altina. Haftada bir dip cekimi olmak üzere haftada ikin sefer yüzde otuz su degisimi yaparım mutlaka. Suyu normal cesme suyunu en az üç gün dinlendirerek eklerim akvaryuma ve hortumla yavaş yavaş eklerim mutlaka. Filtrasyon olarak dolphin H-800 şelale filtre ve mutlaka biyolojik döngüyü sağlamak maksadıyla pipo filtre kullanırım. Bunun dışında yaptığım ekstra bir şey yok. On beş günde bir bir ampul bemiks girerim akvaryuma. Beslenmelerine gelecek olursak beş alti çeşit yem kullanıyorumz tetra pro alge, tetra pro color, sera flora, jbl pleco, sera tablet yem ve seranın spilurina mutlaka kullanırım. Haftada bir sarmısaklı yem veririm mutlaka. Damızlık balıklarımı günde bir damızlık alti baliklarimi bir öğün artemia olmak üzere iki öğün beslerim. Artemianin balıklara olan faydasını bilmeyen yoktur. Bunun dışında ıspanak kapya biber kabak ve bezelyeyi haşlanmış olarak hangisi aklıma gelirse haftada en az üç gün sunarım balıklara. Yumurtadan yeni çıkan balıklarıma protein keseleri kaybolana kadar hiç bir şey vermem. Protein keseleri kaybolduktan sonra ilk bir hafta sadece artemia daha sonra artemia ve hazır yemlerden vermeye başlarım. Balıklar biraz boylandiktan sonra mutlaka onlara da haşlanmış sebze veririm. Ben bu yontemi uyguluyorum arkadaşlar. Her yiğidin yoğurt yiyisi farklı tabi.
Sizlere yarışmanın son iki gününe girdiğimiz şu saatlerde yeni bir yazı dizisine başlayacağımı bildirmek isterim. Bloğumda bu yazı başlığı altında en sevdiğim balık turlerini ve edindiğim tecrubelerimi teker teker sıralayacağım. Yetiştirdiğim türlerin onemli ozellilerinden De yazımda bahsedecegim.

İlk ve en sevdiğim balık turu olarak L serisi bağışlardan bahsedecegim. L 001 den başlayıp su an hala yeni türlerin de eklendiği L serisi vatozlarin en gözdelerinden olan L144 serisi tül vatoz tecrubelerimi aktaracağım sizlere. Peki nasıl başladı bu sevgi. Akvaryumda hangi başlığı beslerseniz besleyin camları temizlesin yosunları yesin diye illa bir vatoz baliğı atarız akvaryuma. Bir işçi gözüyle bakarız onlara ve geçtiğimiz bir kaç toka kadar da çokta önemsemezdik aslında. Akvaryumda bir vatoz olsunda temizlesin camları diye bakardık. Halbuki son yıllarda akvaryum hobisinin en gözde canlıları oldu vatozlar. Şimdi irfan abi gibi bir tecrübem yoktur illa ki. Çünkü bizim hiç yüz akvaryumumuz olmadı 😊 ama yine de edindiğim tecrübeleri paylaşmak isterim sizlerle. L144 serisi vatoz balıklarına içten içe bir sevdam başlamıştı açıkçası almak üretmek istiyordum. Su anki damızlık boydaki fiyatlarını az çok biliyorsunuzdur. Tuzlu gelmişti açıkçası. Bilmediğin tecrübe etmediğin bir baliga da o kadar para vermek hiç mantıklı gelmemişti bana. Bende damızlık olmasın yavru olsun ekonomik olsun deyip iki santimlik yavru balıklardan elli tane kadar edindim. Balıklar bir kere çok hassas yavruları daha da hassas. Bir çoğunu maalesef kaybettim. Büyütmeyi başardıklarımda oldu tabi. Ama inanın yavrudan alıp o kadar çile çekmenize değmiyor. Bir güzel yani yavrudan aldığınızda baligi tanıyorsunuz. Çok kayıp veriyorsunuz belk ama başlığın yaşam şartları gereklilikleri hakkında bir çok bilgin ediniyorsunuz. Ya onbir yıl o baliga saflıkla bakabilmek büyütmek damızlık hale getirmek o kadar mesakatli bir iş ki. Çok şükür ilk partiden on mdan fazla yavru büyütmeyi basardım. Yine elli atmış tane 2 cm ilk yavrulardan aldım ama büyük bir facia. Çoğunu kaybettim neredeyse yediyseniz tane kaldı. Bu süre zarfında iç parazit gibi kabizlik gibi bir çok konudA tecrübe ediniyorsunuz tabi. Bence bu baliğı beslemek üretmek istiyorsanız hiç maceraya girip bir yıl sağlam bir şekilde baliğı damızlık hale getireceğim diye uğraşmayın. Bir kere para verin kaliteli isim yapmış üreticilerden Birincide başlığınızı alın keyfinize bakın. L144 vatozlar o kadar hassas balıklar ki her şey güzel giderken bir bakmissiniz bakıcınızın karnı sismis iç parazit olmuş ve baliğı kaybetmişsiniz. Ama üretmesi de bir o kadar zevkli. O üretim küpünün içinde bulunan yumurtaları heyecanla beklemek gibisi de yok hanı. şu an o aldığım iki santim yavrulari damizkik hale getirdim ve çok şükür saflıkla bir üretim yapmayı başardım. Beslenmesine akvaryum değerlerine çok dikkat etmek gerek öncelikle. Yavruların beslenmesi her gün Artemiası falan derken insan baya oyalanacak şeyler buluyor. O utangaç tavırlarına bayılıyorum bu balıkların ve üretmekten gerçekten zevk alıyorum.