Kent Havası - Genel - Blog

Akvaryum Hobisi

Arkadaşlar galiba kelime sınırı var yorumda diğer paylaşımım yarida kaldı. Burdan devam edelim zorlu akvaryum hobisi sürecime. En son yunusların hastalığindan bahsediyorduk. Yunus baliklarıma herzamanki gibi bizi. Caminin köşesinde çeşmeden su değişimi yapıyordum. 20 lt şişeye doldurup akvaryuma döküyordum. Kışın oluncada herhalde çeşmedeki su buz gibiydi herhalde. Ani ısı değişiminden bütün yunuslarım teker teker öldüler. Bu akvaryum hobisine 2. Kez küsüşüm oldu. Neyse aradan Bir yada bir buçuk sene geçti. Youtubeden akvaryum hobisi ile uğraşanların videolarını izlemeye basladım. Biride irfan abiydi. Hobihanem youtube kanalıydı. Onları izleye izleye vatoz balığına merak saldım. Youtubeden vatoz küp bosaltım videolarina filan bakıyorum. Vatoz balıklarina karşı bir merakim olusmaya basladı. Karar verdim birdaha başlıyorum akvaryum hobisine. Neyse aldım yine 1 metre akvaryum. Önceki akvaryumu satmistım. Bu aldığım bir metre akvaryumuda 100 tl yemi 120 tlyemi kaça aldığımı tam hatırlamıyorum. Dedim madem vatoz akvaryumu kuruyorum bitkili yapayım dedim. Ilk önce araştirma yaptım. Bitkili akvaryum hakkında. Vatozlar hakkinda. Akıllanmıştım artık balığı almadan akvaryumu almadan araştırıyordum. Hepimiz balık oldürmüşüzdür şimdi açık konuşmak gerekirse. Sizde bu hobiyle ilgileniyorsanız sizde öldürmüşsünüzdür. Ilk olarak bitkili akvaryum icin aquaclay bitki kumu sipariş ettim. Sipariş ettiğim sitenin adını tam hatırlamıyorum. 50 tl civarı bir fiyatı vardı. Sipariş etmez olaydım. Kargoda gelirken kovanın kapağı açılmış. Bana gelene kadar kumun yarısindan çoğu dökülmüş. Kartonda delinmiş. Yani yarısindan çoğu kayboldu kumun. Kargoyuda babam teslim almış. Eve geldiğimde baktım kapağı açık kumun yarısı yok. Öyle gorünce aradım satıcıyı konustum. Durumu izah ettim. Kargodan tutanak tutturacaksınız. Tutturmazsanız bişey yapamam. Babamda tutanak tutturmamış. Konu oyle kapandı gitti. Bende baska bir satıcıdan yine aynı kumdan sipariş ettim. Bu seferki sağ salim geldi. Aquaclay bitki kumunun altinada sermek için lav kırığı aldım. Çicek,fidan satan yerden. Akvaryumu kurdum. Bir tane cripto bitkisi aldım. Bir adette mangrow kokü. Üstünede sarmak için anubias aldım. Akvaryumu kurdum. 1 ay kadar boş çaliştırdım. Isıtıcı, ic filitreyi 1 ay boyunca çalıştırdım. Sonra eskisehire gittiğimde biriyle anlaştık. L144 tul vatoz 6-7 cm 15 tl den. Adam ortalıktan kayboldu. Telefonla arıyorum acmiyor. Mesajlarıma cevap vermiyor. Neyse dedim vazgeçtim. Saten halamların yanina gitmiştik eskişehire. Sırf balıklar için gitmemiştim. Aradan 1 ay gecti birinden buldum l144 tul vatoz ondan aldım 14 adet. Sonra bursadan birinden siyah tül vatoz aldim 20 adet. Şuanda onlara bakıyorum. Biraz kayıp verdim. Nedenini anlamış deilim. Akvaryum baliklarının ustune düstunmj ölümler çok oluyor. Çok elini sokmayacaksın onu öğrendim. Su değişimini çok sık yapmıyacaksın. Baya büyüdüler tül vatozlar. Erkekler bıyık çıkarttı. Dişiler yumurta toplamaya basladı. Yavru vermeleri yakidır. Akvaryuma katil salyangoz ve karideste ekledim. Maşallah baya ürediler karidesler belki 200 adetten fazladır. Katiller desen 100 den fazla var. Heryerde katil yumurtası görüyorum. Akvaryuma 7-8 kok daha anubias ekledim. Cripto bitkisi dişi kökmüş baya çoğaldı yaprakları. Her yerden kok çıkardı. Sineklıği delip karşı tarafa bile geçti. Yani şuan akvaryum hobimde herhangibir sıkıntım yok. Aşırı derecede süper red tül vatoza ve lda 16 vatoza merak salmış durumdayım. Bu yarısmayada onun için katıldım aslinda. 1. Olursam 250 tl ödülü ile süper red tül vatoz ve lda16 tül vatoz alacam. Ögrenci olduğum için pek alma imkanım yok. Ozel tür balık oldukları içinde fiyatları biraz pahalı. Bakalım nasip insallah 1. Oluruz. Yazımı okuduğunuz için tesekkür ederim. Bu benim zorlu akvaryum hobimdi. Şimdiki akvaryumumun halini foto olarak koyuyorum bakarsınız.
Biraz ara verelim telefon tanıtım serimize. Aslinda şehrim büyük olsa şehrimdeki mekanları yorumlar şehrimde olan olayları falan anlatırım. Ama kütahyada yasadığim için pek anlatacak birşeyim yok. Saten nerdeyse gittiğim her kafeyi,restoranı,dönerciyi vb.. yerleri anlattım. Başka anlatılacak yer kalmayincada bende yeni seriler yaptım. Oyun önerisi,telefon tanıtım serisi gibi. Telefon tanitım seriside gerçekten zor yazılan bir seri. Ilk once intarnetten telefonun hakkindaki bilgileri araştırıyorsun. Sonra onları düzenleyip yaziya döküyorum. Nerdeyse bir telefon tanıtımı yarım saatimi alıyor. Neyse konuyu sapıtmayalım. Bu yazimda size akvaryum hobimden bahsedecem. Ben ilk olarak hobiye 30 cm akvaryumla basladım. 30cm akvaryumun içine nerdeyse 10-15 tane balık aldım. Balıklar lepistes balığıydı. Hobiye yeni basladığımız için haliyle hiçbir sey bilmiyoruz. Petahopçuda 30 cm akvaryumda 20 den fazla balık yasar diyincede onun sözüyle 15 kadar balık almış bulundum. Eve gittim akvaryumu kurdum. Aldığı. Güçlü bir iç filitre vardı. Akvaryumun suyunu doldurdum. Petshopdaki adam balikların yaşaması için gerekli diye mavi bir su verdi. Ben ne olduğunu bilmiyordum metilen mavisinin . Adamın dediği gibi 5 damla damlattım akvaryuma. Ve 15 kadar balığı saldım akvaryuma. Öyle bir iç filitre almışımki ben balıklar akvaryumun içinde rahat yüzemiyordu. Gittim petshopa anlattım adama durumu. Adam bana bisey olmaz onlara akıntı lazım onlar akintıda yasarlar dedi. Bende eve döndüm. Eve dondüğümde ne goreyim. Balikları hepsi ölmüş. Hemen geri petshopa gittim durumu anlattım balıkrın öldüğünüde anlattım. Pek beni takmadı sen yapmışsındır bireseg dedi gönderdi. Çocuğum o zamanlar şimdi öyle bişey olsa bilirim yapacağımı. Ilk hobiyi bitirişim böyle oldu. Yazın dayımların yanına gittim somaya. Evde canim sıkıldı dışarı çıktım. Etrafta geziyordum. Bir baktım çocuklar renkli renkli baliklar tutuyo. Yanlarına gittim baktım. Bide ne göreyim ciklet balığı. Biri bir havuz gibi bir yere ciklet balığı salmış. Onlarda üremişler çoğalmışlar. Bende gittim hemen oltacıya misina ile igne aldım. Ucuna ekmeği bagladım. Balıjları tutmaya basladım 20 kadar oldu. Şimdiki aklı. Olsa tutmam iğne ile baliklara acı cektirmem. Tuttuğum ciklet balığida zebra ciklet. Neyse ben 5 gün kadar böyle devamlı tuttum zebra ciklet balıklarindan. Beyaz zebraciklet balığıda vardı. Kutahyaya dönme vakti geldi. 3 adet 20 lt şise buldum. 50 tane kadar balık tutmuştum. Şişelere boldüm balıkları tren garına gittik. Ordanda trenle kütahyaya. Tamam balıkları tuttumda balıkları nereye koyacağımı bilmiyordum. Şişedede bakılmaz. Face guruplarından ilan açtım. Acil 1 metre akavaryum lazım diye. Gerçi 50 balıga 1 metre akvaryumda az ama çocuk olduğumdan. Daha tam hobiyi bilmedigimden bilmiyorum. Neyse akvaryum alacam ama buteçemde az 70-80 tl param var. Neyse mesengırdan biri yazdı arkadaşta var diye. Sana ayarlayalım dedi. Fiyatını sordum 50 tl dedi. Valla çok iyi fiyat vermişti 1 metre akvaryuma petshopdan almaya kalksam 300-400 tl para isterdi. 30 cm akvaryuma 60 tl para almıştı. Belkide bana geçirdi gercek fiyatı 60 tl deildi. Dedim benim araç yok getirirmisin. Oda dedi 10 tl yede nakliyesini yaparım. Bende tamam dedim. Yani 1 metre akvaryum 60 tl ye geldi. Ben 1-2 sene zebra cikletlere baktım öyle. Facedeki guruplarda geze geze hobi hakkındaki bilgileri ögrendim yavaş yavaş. Zebra cikletlerden sıkılmıştım artık. Sattım petshopa zebra cikletleri. Tanesini 5 tl den sattım. Facede guruplarda gezerken o sıralar yunus türleri dikkatimi cekiyordu. Kafalı yunus,ankara yunusu,bufalo yunus diye bir sürü ilan görüyordum. Kafaya koydum yunus alacam diye. 1-2 ay ilan verdim kütahyada. İstediğim kıriterlerde bulamadım. Ankaradan birinde gördüm. Tanesini 13 tl ye aldım 6-7 cm yunusu. Neyse yunuslar geldi. 10 dişi 2 erkekti yanlış hatirlamiyosam. Baya bi baktım yunuslara 7-8 ay bakmışimdır. Tam yavru verecek boya geldiler. Tek tek kaybetmeye başladım. Beyaz benek olmuşlar. Ani ısı değişimi yüzünden.
Meyve veren ağaç taşlanıyor mu yoksa? Neyse o konulara hiç girmeyeceğim. Arkadaşlar paylaşımlarımdan haberdar olmak gezdiğim gördüğüm tecrübe edindiğim durumları sizler icin paylasmaya son hızla devam edecegimi ve yarışmanın son iki gününü de ipi göğüsleyerek devam edeceğimin azmi ve bilinci içindeyim ve bunun içinde çalışmaya devam edeceğim. Paylaşımlarımdan haberdar olmak icin takip etmeyi unutmayın.

Akvaryum hobisine başlama deneyimlerimi sizlerle ilk yazımda paylaşmıştım. Bir iki uç derken su an evimde beş adet aktif akvaryum bulunmakta ve ev ahalisi tarafından homurdanmalar başladı açıkçası. Benim icin de oldukça zor olmaya başladı. Üç akvaryum salonda üç akvaryum oturma odasında su değişimi dip çekimi aman halıya damlamasın falan derken en sonunda bütün akvaryumlarımı satıp bir set yaptırma kararı aldım ve bugün itibariyle ilk setimin siparişini temaks akvaryuma vermiş bulunmaktayım. Temaks akvaryumu temel abinin işçiliğini kalitesini Ankara’da bilmeyen yoktur. Bende madem bir set yaptıracağım en iyisi olsun diyerek atladım temel abinin yanına gittim. Ve üç katlı 45x45x45 ölçülerinde alti akvaryumdan oluşan setimin siparişini verdim. Biran önce bitmesi icin sabırsızlanıyorum. Fiyat belki biraz zorlayacak ama diğer akvaryumları fazla balıkları ve ekipmanları elden çıkartarak ücreti renkleyeceğim düşünüyorum. Peki yeni setimde ne besleyecegim. Bir kere l144 serisi vatozlarim kesinlikle olacaktır. Bir gözü red tail lepisteslere ayıracağım. Üç gözünde de melek üretimine devam edeceğim. Bir gözünde de panda çöpçü üretmeyi hedefliyorum. Filtrasyonu pipo filtreyle sağlayacağım bakalım. Bir an önce gelsin de bende rahatlarım diye günleri sayıyorum.umarim bir an önce gelir.
Selamlar ve sevgiler sizlerin olsun .

Bugün ele almaya başlamış olduğum balıklarım neden ölüyor adlı yazı soru serisine devam ediyor olacağım . En son stres hakkında bilgiler vermiş stres nedenlerini göstermiştim bununda yanı sıra iç parazitten bahsediyordum .

Gelelim balıklarımızın ölümününden sorumlu tutabileceğimiz diğer bir maddeye .

Yanlış ve düzensiz beslenme.

Biz insanların çok daha komforlu çok daha rahat bir hayat yaşamamız için gerekenler nelerdir. Ben sizler için cevaplayayım yemek ve uyku düzeni. Yine akvaryumlarımızda bulunan sevgili dostlarımızın hayat komforları açısından da kritik önem arz eden maddeler bizlerle yaklaşık olarak aynıdır. Uyku düzeni hakkında söyleyebileceklerimi daha sonraki bir soruda ele alacağımı belirterek direkt olarak beslenme kısmını ele alalım. Beslenme konusunda her canlıya özel diyetler kullanmak zorunda olduğumuzdan bahsetmeme gerek yoktur diye düşünüyorum. Sonuç olarak köpekbalığı varyetelerinden olan Challenger Köpekbalığı ( Pangasius sanitswongi ) ına uygun olarak kabul ettiğimiz tavuk göğüsünü kalkıp da akvaryumlarımızda ki lepistes (Poecilia reticulata) balıklarına verecek olursak her birimizce de anlaşılabileceği üzre bu besin sahibi olduğumuz Poecilia reticulatalara son derece fazla gelecek balıklarımızda kısa vadede yağlanma ve kilo alımı sağlasa da uzun vadede ağır besin katagorasinde olduğu için iç parazit hasalığına yakalanmalarına neden olabilecektir. Yine aynı şekilde akvaryumlarımızın asil samurayları Challenger Köpekbalığı ( Pangasius sanitswongi ) na , akvaryumlarımızın güzel prensesleri Lepistes ( Poecilia reticulatalara )lar için kullanmamız uygun olan Tetra Pro Energy ya da Tetra Pro Algae Kullanımı yine uzun vadede yoğun bir protein ihtiyacı duyan Challenger Köpekbalığı ( Pangasius sanitswongi ) nı beslemek anlamında yetersiz kalacak ve uzun vadede form, hacim kazanamaması hatta belirli bir sürenin ardından günlük sürekli olarak yapmış olduğu yüzüşlerde harcamış olduğu enerjiyi yerine koyamayacak bitkin düşecektir. Bitkinliğin keyifsizliğe dönüşeceğini yine uzun vade de ölümle sonuçlanacağını hepimiz ön görebilir, tahmin edebiliriz. Bu sebeplerden dolayıdır ki akvaryumlarımızda ki canlıların geneline değil özeline hizmet verecek türden besinler kullanmalıyız. Zaten gelişen ve globalleşen yeni dünya düzeninde her geçen gün ihtiyaçlarımızı karşılamak çok daha kolaylaşmaktadır. Aynı durum akvaryum canlıları içinde geçerli olmaktadır. Yani her geçen gün çok daha iyi çok daha doğru ve gayet tabi ki çok daha etkili besinler üretilmektedir. Bu besinlere hazır yemlere erişmeli ve canlılarımıza en iyi şekilde hizmet etmeliyiz, etmeliyiz ki bu canlılarda muhteşem görsellikleri ve yaratılışın onlara vermiş olduğu güdüleri tam ve eksiksiz bir şekilde camdan kavanozların karşında deliler gibi saatlerini günlerini harcayan ve bununla gurur duyan hobicilerin şevkini ve bu işi yapma keyfini arttırsın katlayarak devam ettirsin. Bence elit hobiler arasında adını en üstlere kuşkusuz bir şekilde yazdırabilecek olan bu akvaryum canlıları ile ilgili hobimiz , Akvaristliğimiz işin içine para kazanma arzu tutku ve amacı karşımadığı sürece layığı ile yapılacaktır. Ve bu süreçte bizleri oldukça tatmin edecektir . Yazıma ayırdığım sürenin sonuna geldk.

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola !!!

Saygı ve sevgi sizlerin olsun.

Iyi günler dilerim sevgili okurlar, bugün sizlere bir süredir bahsetmeye çalıştığım balığım neden ölür serisine devam etmek için klavye başındayım. O halde buyurun geçelim.

Akvaryum canlılarımızda ki strese bağlı ölümleri uzun uzun işledik şu anda ise parazitsel ölümler le bir başlangıç yapmayı uygun buluyorum.

Parazitsel rahatsızlıklar iç be dış olmak üzere iki ayrı şekilde ele alınmalıdır. Daha ziyade büyük balıklarda görülen dış parazit eşine pek sık rastlanmayan bir hastalık iken iç parazit özellikle de canlı doğuran türlerinin büyük bir sorunudur. Şu ana kadar 2 balığımı ne yazık ki bu hastalıktan kaybettim. Bu hastalık hakkında bir miktar bilgi vermek gerekirse öncelikle teşhisinden bahsedelim. Teşhis konusunda öncelikle benimde daha ziyade bilgili olduğum canlı doğuran balıklarında kuyruk kısması ve karın çökmesi olarak kendisini belli etmektedir. Analamın en kolay yolu balığın hareketlerini ve nedenini izlemektir. Bedensel olarak belirtilerinde canlı formunun bozulması, canlı karın kuyruk arası bölgede çökme çökelme yem konusunda iştahsızlık, yine yem konusunda isteksizliğe bağlı saklanma ve kendisi den çok daha küçük balıklardan bile kaçma ihtiyacı duyma gibi durumların haricinde ise daha önce den özelliklede Poecila reticulatte ( lepistes) ve Poecila sphenopslarda ( Molly ya da Moli) rastlanan kuyruk kısması yani eskiden yaklaşık olarak 120° - 160° açılabilinen arka kuyrukları ya da Tül varyetelerinde geçerli olmak üzere sırt yüzgeçlerinds çok ciddi bir düzleşme ve beraberinde ise 90° nin altında değerler de kuyruk açım oranı bulunmaktadır. Yani uzun lafın kısası eğer balıklarınızdan herhangi birisi bu hastalığa yakalanacak olursa bunu fark etmemeniz pek de mümkün değildir. Bu hastalığım teşhisi tamamlandığına göre sırada doğal olarak tedavisi gelmeltedir. Bu noktada tedavi kavramı son derece Zor hatta imkansızdır me yazık ki daha önce bu hastalığı yenen balıklarım olsada bu balıklar hacimce güçlü ve kondisyonlu balıklardan olan japon balığı ve flowerhormdu bu canlıların yaşamış oldukları hastalıkları atlatmaları son derece kolay olsada az önce den beri bahsetmiş olduğum canlı doğuran türleri bu konu da ne yazık ki sınıfta kalıyor. Ve tabiri caiz ise masade kalıyor, bu sabah bu hastalığa kaybettiğim erkek Poecila reticulatte ( lepistes) balığım bu hastalığı daha önce erken teşhis sayesinde iki kez yenmişti ama sizlerinde anlayabileceği üzre bu hastalık tekrar ve tekrar geri dönmekte adeta almak istediği canı alana kadar affetmemektedir. Sizlere önerim kondisyon düşüsü olan karın bölgesinde çekilme olan balıkları hızlı ve kararlı bir şekilde akvaryumdan ayrılmalı bol hava ve metilen mavisi ile dezenfekte edilen bir karantina akvaryumunda varlığın müdafa edilmeli be tetra markası nın bu konu ile ilgili üretmiş olduğu takviye ilaçlar kulöanılmalıdır eğer bu ilaçların maddi yükü karşılanamayacak ise granüllü yem kullanılabilir.

Bugün ki yazımızın sonuna geldik.

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola

Sevgi ve saygı sizlerin olsun.

Bugün ele amış olduğum esas konu akvaryum balıklarım neden ölüyorlardı. Ama kelime kısıtlamasını almadan ve anlam akışına giyotin vurmadan bu işi yapmak istediğim için yine yazılarımı parçalar halinde sunuyor olacağım. Şimdiden iyi seyrirler.

Akvaryum balıklarımızın genel anlamda hayata tutunamadıkları ya da daha doğrusu tutunmalarını güçleştirdikleri durumlardan bahsederken az önce stres kavramından bahsetmiştik. Şimdi ise bu durumu biraz daha açık ifade edecek daha sonrasında ise bu sorunun çeşitli neden leri üzerine gidiyor olacağız.

Stres kavramı hakkında en son söylediğim şey balık yoğunluğu idi. Bu çok sık ihmal edilen ve aslında çok da önemli olan bir husus olduğu için bunun üzerine biraz konuşmak istedim. Çeşitli steler ve isimlerin bu konu ile alakalı faklı görüş ve düşünceleri olsa da [ örnek vermek gerekirse litre başına bir balık (lepistes plati moli velifera gibi canlı doğuranlar için) ya da 3 litre başına bir balık şeklinde] ben bu tarz hesaplamaları doğru bulmuyorum öncelikle bu işten keyif almak istiyorsak bizden önce akvaryumumda ki güzellik abideleri keyif alıyor olmalı. Onlar yaşamak tan ne kadar mutlu ise bizde onların yaşamasından O kadar mutlu oluyor olacağız. Bu yüzden akvaryum şekliniz akvaryumda bulunan canlı tercihlerini, bu canlıların birbiri arasında uyumu, hatta mevcut canlıların kondisyonu göz önünde bulundurulmalı bütün bunların ortak paydasında bir sonuç alınmalıdır. Canlılar hakkında yüzeysel de olsa bilgiler paylaşıyorum ve bu işi benden daha iyi yapan çok daha bilgili tabiri caiz ise bilge Tonla isim var. Bu kişiler in yazılı ve sözlü kaynaklarına göz atabilirsiniz. Daha sonra sizlerin göz zevklerine uygun aynı zamanda da bedeli I eksiksiz bir şekilde karşılayabileceğiniz canlılar tercih etmelisiniz, unutayın ki sizin akvaryumuunuzu en iyi yine siz bilebilirsiniz. Bu tarz hususları göz önünde bulundurursak çok daha mutlu ve çok daha keyifli balıklara sahip olabiliriz.

Gelelşm diğer türlere:

Zaten hali hazırda doğal ortamından çıkartılıp doğal ortamının taklit edildiği bir ortama koyduğumuz canlılarımızın ömrünü belirli bir oranda kısaltmış oluruz. Birde bunun üzerine uygunsuz şartlar eklenirse ölümler kaçınılmaz olur bu noktada sizlere verebileceğim tavsiyelerden bir diğeri de uygun bir filtre tercih etmemizdir. Uygun bir filtre den kastımız direkt olarak akvaryumun suyunu 1 saatte en az 3 kere döndürebilecek ve biyolojik anlamda bu suyun içindeki mikrocanlıları muhafaza edebilecek bir filtre kullanılmalıdır. Yine unutulmaması gereken hususlardan bir diğeri ise akvaryum hacmi ne kadar küçkükse o kadar kolay bozulma yaşanabileceği için küçük hacimlerde daha çok dönüş sağlayabilecek akvaryumlar tercih edilmesi yönündedir. Örnek vermek gerekirse benim küçük akvaryumumda 1 saatte su 15 kere döneriken büyük akvaryumumda su 1 saatte 7 kere dönmektedir. Yani akvaryum hacmi attıkça su bozulma potansiyeli azaldığı için daimi devir oranı azaltılabilir. Bu noktada küçük bir husus daha var o da şu eğer filtrenizin içini açacak Olursanız çoğunlukla beyaz bir pervane göreceksiniz o pervane yi ne kadar sık temizlerseniz akvaryum filtre bizde o kadar yüksek performanslı çalışacaktır.

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola ¡¡¡
Saygı ve selam tekrardan sizlerle olsun.

Sevgili akvarist dostlarım, bu yazımda sizlere akvaryumların genel durumu ile ilgili yoğunluklu olarak, monolog bir yazı tarzını tercih edeceğim. Böyle bir şey yapıyor olmanın asıl sebebine değinmek gerekirse, Bugünlerde sizlerin karşısınsa çok daha bilgili çok daha donanımlı ve çok daha hazırlıklı çıkabilmek yazılarımı okumaya ayırmış olduğunuz zamanı en yoğun bilgiler ile geçirmenizi sağlayabilecek bir çalışma içerisinde olmamdan dolayı formları farklı steleri ve çeşitli yazılı ve sözlü kaynakları taramaktayım. Işin özünde, mümkün olduğunca ingilizcem El verdiğince yabancı kaynaklara bakıyorum. Bakmış (incelemiş) olduğum kayanklarda yoğunluklu olarak sağlam, tecrübeli, güvenilir, tatmin edici salt ve sek bilgiler var. Bende bu şekilde sunumlar yapmaya gayret ediyorum. Ama ne yazık ki bu duruma Türkçe kaynaklarda rastlamak pek de mümkün değil yaklaşık olarak 2008 - 2009 dan kalma blogları ya da tek vasfı petshopçu zengin etmek olan Youtuberları izleyip duruyoruz ( yani zaman kaybediyoruz) sizlere daha sonra hangi Türk ve yanabancı yayıncı ve blogları takip ederseniz bu işte muafak olabilceğinizi anlatan bir yazı da yazacağım, hatta kuvvetle muhtemel bu yazı dizileri arasında olucaktır. Bu bilgilendirmenin ardından monolog metinlerimize geçebiliriz.

1- Akvaryum balıklarım neden ölüyor?

Bu işe Gönül verme evresinde olan hemen hemen herkesin ilk sorularından birisi bu oluyor zaten aksi bir durumda bu işe kalbi bir anlam yüklemeyen ve yükleyemeyecek olan kişiler her daim pes etmeden yana taraf tutarlar. Bu sorunun pek çok cevabı vardır. Daha doğrusu tek bir cevabı vardır sonuçta bir canlı iki nedenden dolayı ölmez. Bunlardan birisi ağır basar ve o da bu duruma karşı dayanıklılık gösteremez.

Bizlerinse elinde herhangi bir araştırma yapabileceğimiz bir ortam olmadığı in sizlere muhtemel nedenler üzerinden cevap veriyor olacağım.

1- Stres : akvaryumlarda ki ölümler in neredeyse %70 i stres ve strese bağlı sonuçlardan dolayı olmaktadır. Örnek vermek gerekirse aydınlık ortamlardan hoşlanmayan derin tatlı su canlıların akvaryumlarına kuvvetli bir aydınlatma düzeneği kurulması durumunda bu canlı muazzam bir strese tabi olacaktır. Örnekler ile anlatımımı güçlendirmek gerekirse Pengasus ya da Challenger balıkları ışıktan kelimenin tam anlamıyla nefret eder. Bu sebepten dir ki bu canlıların akvaryumlarında bulunan kuvvetli aydınlatma lar canlıların kendilerini sağa Sola vurarak yaralamalarını devamında ise ölümler ile sonuçlanmasını sağlar. Bu sebepten ötürü ilk olarak beslemiş olduğumuz canlının istemiş olduğu Habitat şartlarına dair bir araştırma yapıyor olmamız gerekir. Bunun haricinde ki bir stres sebebi ise yine bu canlıların yaşam alanlarınolan akvaryumlara sürekli flash ışık patlamları ya da elle tıklatma dediğimiz olaylar uygulamasıdır. Bunlardan da aynı şekide uzak durmalıyız. Tüm bunların haricinde uygunsuz türlerin bir arada tutulması ya da mevcut türlerin arasında uygunsuz bir birey yoğunluğu olması da yine stres sebeplerindendir. Yazıma bir sonraki yazımda devam ediyor olacağım.

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola!!!!
Sizlerle yeni bir konu basligi altında akvaryum Hobim sırasında basımdan geçenleri aktaracağım bir yazı dizisine su an itibariyle başlamış bulunuyorum.

Kanarya maceramızdan sonra akvaryum hobimin başlamasını daha önceki yazılarımda paylaşmıştım. Şimdi gelelim basımdan geçenlere. Nudo Konsept akvaryumun sahiplerinden Doğan abimin kızıma ithal bir Japon akvaryumu kurmasından sonra bende hobiye bir yerden tutunmak istedim açıkçası. O kızımın akvaryumuydu ve kendi akvaryumumu kurmam gerekiyordu. Bu arada kanaryadan sonda akvaryum hobisine gayet sıcak bakılıyordu ev ahalisi tarafından cunku pisliği yok kokusu yok gürültüsü yok gibi bir çok güzel yanı da vardı. Hemde insanı dinlendiriyor ve rahatlatıyordu. Şunu söyleyim rahatlatma kısmına kesinlikle katılırım fakat dinlendirme kısmına asla.

Şimdi Nudo konsept akvaryumda o kadar şık akvaryumlar vardı ki her gittiğimde hayran hayran bakıyordum ve onlardan birisini istiyordum evimin salonuna. Büyük bir akvaryum istiyordum birde. Başladık hobiye let go üzerinden bombeli bir metrelik bir akvaryum aldım önce aldım getirdim eve. Akvaryuma bir türlü ısınamadım. Suyu bastım boşalttım beğenmedim içime sinmemişti. Sonra sattım onu hemen. Sonra bir akvaryum daha aldım ikinci el. Yok bunda da bir şeyler eksikti içime sinmiyordu bir türlü. Sonra onu da sattım tabi. Gidip gelmeler harcadığın enerji cabası kesinlikle. Sonra yine let go üzerinden 50x50 ölçülerinde oldukça temiz bir akvaryum buldum. Aradığım kanı bulmuştum. Hem şık hem güzel bir akvaryum kurmak istiyordum kendime. Satıcıyla görüştük gittim almaya. Akvaryum doluydu. Tam iki buçuk saat akvaryumu boşaltmaya canlıları diğer akvaryumlara aktarmaya başladık. Gece gece iki hobicinin kutsal çilesi diyebilirim. Neyse boşalttık akvaryumu aldım geldim eve. Önce koyacağım yeri tespit ettim. Akvaryumu bir güzel tuzlu suyla yıkadım kireç lekelerini çıkarttık pırıl pırıl olmustu içi. Daha sonra aklımda olan yeşil zeminli tablo gibi bir akvaryum oluşturmak icin araştırmalara başladım. Tasarımımı oluşturdum ve bir hafta on gün taban kısmının yeşillenmediniz bekledim. Yeşillendirme heyecanlanmaya başladım açıkçası. Suyu basacağım günü sabırsızlıkla bekliyordum. Bu arada akvaryuma ısıtıcı derece şelale filtre gibi ekipmanlarını aldım. Filtre olarak şelale tercih ettim ve tercihim dolphin H-800 oldu. Harika bir filtre ve alacaklara siddetle tavsiye ediyorum. Tabanımız yeşillendi ekipmanlarımız tamam dekorumuzu yaptık o zaman su basma sırası geldi. Dekoru bozmadan suyu basmayı ilk deneyimde basardım. Suyu doldurdum ısıyı makul seviyeye getirdikten sonra akvaryuma bakteri kültürü ekledim . Seranın bakteri kültürünü ekledim ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Hem akvaryumdaki berraklığı sağlamak hem de bakteri kültürü açısından bence güzel ürünler yapmışlar. Su bir hafta boyunca akvaryumda döndü durdu. Kızımın akvaryumundan bir Japon baligini da akvaryuma attım. Gayet bakterisi oturmuş bir akvaryum oluşturmuştum kendime yemyeşil dekoru falan harika olmustu. Ve sonra ilk balıklarımı aldım nudo konsept akvaryumdan. Melek balığı beslemek istiyordum ve Dogan abim on adet half black meleklerimi tek tek seçti. Balıklar turunun oözelliklerini sergileyen kaliteli balıkları. Hala beslerim ve mutlu Mesut takılmaya devam ediyorlar. İlk akvaryum deneyimimi sizlerle paylaştım.

Bu yazı dizimin devamında ikinci üçüncü dördüncü beşinci derken bütün akvaryumlarımı balıklarımı ve en son artın bir sete geçmem düşüncesiyle siparişini verdiğim akvaryum setimi sizlerle paylaşacağım. Paylaşımlarımdan haberdar olmak icin takip etmeyi unutmayın.
Akvaryum hobisine baslayalı nerdeyse 5 sene oluyor.Genç yasta başladım yaşim 12 filandı tam hatırlamiyorum.İyıkıde baslamışım bu hobiye.Bu hobi sayesinde güzel arkadaşliklar edindim.Kendimi baya geliştirdim bence bu hobide özel tür baliklar aldim buyüttüm.özel tur baliklardan yavru aldım.Yani kısacası akvaryum hobisi çok güzel bir şey.Bu sıkıcı karantina gunlerinde vakit gecirmenizede gercekten cok yardimcı oluyor.Bir akvaryum başinda saatlerce vakit geçirebilirsiniz.Sizde baslamalisiniz akvaryum hobisine.Bir fanusla başlar 3-4 akvaryuma kadar gider