İstanbul Anadolu - İstanbul - Blog

İstanbul Boğazı'nda Dalış Yapmak

Sizinle bu yazımda harika bir deneyimimi paylaşmak istiyorum. Sizlere İstanbul Bogazinda 42 metreye yapmis olduğum dalış deneyimlerimden bahsetmek istiyorum. Dalış dalgıçlık esktrim bir spor kesinlikle. Uçmak ne kadar insan doğasına aykırıysa su alti da bir o kadar insan doğasına aykırı bunu söylemem lazım bir kere. Tabi insanoğlu zamanla yaradılışına aykırı olan bU durumlara bile uyum sağlamış bunlar icin gerekli teçhizatları gelistirmis bukunmakta. Türkiye’nin bir çok dalış merkezinde dalış yapmış biri olarak sizlere İstanbul’daki kırk iki Metre dalışımdan tecrübelerimi anlatacağım. Dalışla ilgili kursu İstanbul’da almamdan dolayı sertifikasyon dalışlarımı da İstanbul bogazinda yapma fırsatı buldum 2014 yılında. Bir çok dalış merkezinde dalmış biri olarak ilk deneyimler her zaman farklı ve özeldir. İstanbul, bogaz bir doğa harikası onu belirtmek isterim. Fakat insanoğlu her şeyde olduğu gibi doğayı katletme konusunda yine elini atmış. Boyle bir mirasın böyle bir doğa harikasının çok daha iyi korunması gerekiyordu şüphesiz. Sertifikasyon dalışlarımı bogazda yaptığımı belirtmiştim şimdi gelelim tecrübelerime.

Anadolu yakası Beykoz açıklarında dalışımızı gerçekleştirdik tabi ki. Teknemiz Beykoz açıklarına açıldı teçhizatlar kusanildi son kontroller yapıldı dalış brifingi alındı derken dalış icin hazır hale gelmiş bulunuyorduk. Çok şanslıyız ki bogazda bir Yunus sürüsünün bizi selamlamasina denk geldik ve fotoğraflama fırsatı bulduk. Teknemiz Beykoz açıklarına demirledi tekneden Çelik zincir halat denize salındı dalış bayraklarımız çekildi dalış icin hazır duruma geldik. İkiserli iki grup ve öğretmen nezaretinde dalışımıza başladık. Dalış dalmak dünyanın en güzel şeylerinden birisi olsa da söz konusu bogaz olunca aynı zevki tattığımiasla söyleyemeyeceğim. Dalışımız başladı görüş mesafesi çok az sadece yanınızdaki arkadaşınızı görüyorsunuz. Karanlığa Dogru ilerliyorsunuz adeta. Basınç artıyor ortam karanlıklasiyor akıntı desen almış basını gidiyor. Kılavuz halatı bıraktığınız an muhtemelen cesedinizi yıllarca bulamayacakları bir gerçek. O yüzden tedirginlik de mevcut açıkçası. Ayrıca dalış esnasında uymanız gereken kurallar da var. Normal oksijen tüpüyle kırk iki metrede kalabileceğiniz dekomprasyon zamanı belli. Kırk iki metrede sadece beş dakika kalabilirsiniz. O yüzden hızlı hareket etmeniz de bir gerçek. Su gittikçe soğuyor ortam gittikçe karanliklasiyor akıntı gittikçe artar duruma geliyordu. Ortalama otuz metreye indiğinizde kristalize buz bir tabakaya denk geliyorsunuz ve gözlüğünüzün camları buz tutuyor. Ve kırk iki metre. Burada kalabileceğiniz zaman oldukça kısıtlı. Kırk iki metreye indiğinizde hoca tarafından bilincinizin yerinde olup olmadığı kontrol ediliyor. Çünkü herhangi bir dalış hastalığı yasamanız içten bile değil. Vertigo gibi bir durum her an kapınızda o yüzden bilinciniz yerinde mi degil mi diye kontrolller yapılıyor wger kendinizdeyseniz yukarı çıkmak icin öğretmen tarafından onay veriliyor. Çok değişik bir deneyim olduğunu söylemem gerek. Çıkarken de uymanız gereken durumlar kurallar var tanımı. Kırk iki metrede ciğerleriniz yumruk kadar küçülüyor. Kurallara uygun çıkmazsanız sağlığınızda ciddi derecede hasarlar bırakabilir. Sertifika dalışları yapılmak icin yapılıyor anlayacağınız zevk sıfır. Türkiye’de com güzel zevk alacağınız dalış merkezleri mevcut ve zevk alıyorsunuz açıkçası. Fakat istanbul bogazi icin aynı durumu söyleyemeyeceğim.

Sizler de deneyimledigim tecrübe ettiğim durumlar gittiğim gördüğüm yerler hakkında yazılarımı okumaktan mutluysanız takip etmeyi unutmayın.