Ankara - Çankaya - Lokanta ve Restoran

Kukla Kebap Cebeci

Ve gece gece çocukluğumuzda bizim için en kıymetli mekanlarından birine geldik. Kukla kebap. O güzel doksanım yıllarda baba devlet memuru olunca ayın on besinde maaş alinir ve aileye böyle dışarıda bir yemek ısmarlanır. Mekanın ismi ve yeri belliydi aslında kukla kebap. O zaman ne nerde tabi bilmezdik baba alır götürür sen mutluluğunu yasarsin. O yıllarda dışarıda yemek yemek falan lüks tabiki şimdi ki gibi mi. O yüzdem daha kıymetli ve değerliydi bizim için. Cebeci dört yolda melek sinemasının karşısındaymis halbuki. Büyüyünce öğrendik tabi. Her gittiğimizde aynı tat mi olur. Garson amca gelir sorardı bir mi bir buçuk mu diye. O çocuk halimizde bir buçuk İskender mideye bir güzel götürülürdü. Tabak oturduğumuz masada hazırlanır sırasıyla önce pideler daha sonra bulgur pilavı ve yoğurt yerini alır tabağınızda. Daha sonra etleri gelir ve son olarak cosss diye tereyağ servis edilir. Yanina kola söylersiniz tabiki. Çocukluğumuzun vazgeçilmez tadiydi. Kukla gösterileri yapılır hayran hayran izlerdik ve lezzet hep aynıydı. Gelelim şimdiye. Bu küçük dükkana çocukluğumdan sonra hiç gitme fırsatım olmadı. Kapitalist dünyanın gereği şubeler açtılar çeşitli AVM’lere. Buralarda yeme fırsatım oldu ama hiç birinden o lezzeti alamadım. Bir tek cukurambar şubesindeki İskender’i cidden güzeldi. Korona gittikten sonra listeme ekledim cebecideki şubesi duruyorsa eğer mutlaka gideceğim.