Ankara - Ankara - KENTİN HAVASI

Ankara’nın Doğal Sembolleri

Ankara’ya özgü başka bir ticari değer

olan Ankara Gölbaşı Andezit Taşı, tüm Anadolu uygarlıkları tarafından kullanılarak zamanımıza kadar gelmiştir. Pembe ve gri renklerde olup, aşınmaya karşı dayanaklıdır. Kışın sıcak tutma özelliğinden dolayı devlet binaları, apartman ve villa türü yapıların dış cephelerinde yalıtım maddesi olarak tercih edilir. Dekoratif ve kaymaz olması nedeniyle inşaat sektörünün vazgeçilmez bir tercihidir. Ankara ayrıca, artık yok olmuş olan Ankara (Taklacı) Güvercinleri ve Ankara Balı ile de ünlüdür.
Baharın müjdecisi sayılan Ankara çiğdemi Ankara ve çevresinde yetişen bölgeye özgü bir başka bitkidir. Sarı rengiyle diğer türlerinden ayrılan Ankara çiğdemi, Şubat- Nisan döneminde karların erimesiyle ortaya çıkar. Kaynaklar çiğdemlerin açtığı günlerin Hitit İmparatorluğu döneminde An. Tah. Sum. Sar adıyla Bahar Bayramı olarak kutlandığını yazar. Üstün meyve kalitesi ve uzun süre depolanma yeteneği nedeniyle tercih edilen, yerli, standart kışlık meyve çeşitlerinden olan Ankara armudu Ankara'ya özgü bir diğer bitkidir. Ankara hem ağaç miktarı hem de üretim bakımından Bursa ilimizden sonra

en büyük armut üreticisidir. İlimizin daha

çok Çubuk, Kızılcahamam, Nallıhan, Kalecik, Güdül, Ayaş ve Kazan ilçelerinde yetiştirilir. Ankara’ya özgü başka bir meyve de Kalecik Karası adıyla anılan üzümleridir. Kalecik Karası, Kızılırmak Vadisinin Ankara ili Kalecik ilçesi sınırları içinde yetiştirilen, yöresel koşullarda gösterdiği üstün performansı ile ülkemizin önemli bir kırmızı şaraplık üzüm çeşididir. Bu bitkinin fidanı 3 yıl içinde ürün vermeye başlar. 1 dekar alandan yaklaşık

1 ton ürün alınır, 1 kilogram üzümden ise

1 şişe şarap yapılabilir. İlçe topraklarının büyük bölümü kahverengi veya kırmızı- kahverengi topraklardan oluşur. Kalecik Karası’nın kendine özgü bileşimi bol miktarda kalsiyum içeren bu topraklardan kaynaklanır. Bu tip topraklar kendine göre iklimsel özellik gösteren bölgelerden oluşmaktadır. İlçeyi boydan boya geçen Kızılırmak nehrinin oluşturduğu özel mikroklima, bu toprak özellikleri ile birleşerek Kalecik Karası'nın

ülkenin en önemli kırmızı şaraplık üzümü özelliği kazanmasına neden olmaktadır. Başka coğrafi alanlara taşınan üzüm fidesi Kalecik Karası üzümü olma niteliğini kaybetmektedir. Bir başka deyişle, Kalecik Karası kırmızı şarabı sadece Kalecik ilçesinde yetişen üzümlerden elde edilebilir.
İlimize özgü bitkiler arasında yer alan Gölbaşı Sevgi Çiçeği adını Hipokrat tarafından

ortaya atılan ve mitolojik bir yaratık olan Centaur’dan almıştır. Halk arasında Kırmızı Peygamber Çiçeği, Yanardöner ve Gelin Düğmesi adlarıyla da anılan bitki, kırmızı, mor ve pembe renklerde açar. Söylenceye göre, birbirini çok seven ama kavuşmaları mümkün olmayan iki gencin durumuna içlenen Sevgi Çiçeği her ilkbaharda açarak, değişik renkleriyle bize bu ümitsiz aşkı anlatır. Daha çok Mogan gölünün doğu yakasında yetişir. Çiçekçilerin aşırı toplanması, tarım ilaçlarının öldürücü etkisene maruz kalması, ağaçlandırma ve inşaat faaliyetleri bu türü tehdit eden etkenlerdir.
Pek çok ülkede yetiştirilmesine rağmen

ana yurdu Ankara olan Ankara tavşanı; kısa boyunlu, yuvarlak başlı, kısa ve seyrek tüylerle örtülü dik, iki yana açık kulaklıdır. Beyaz renkli olan tavşanların gözleri kırmızıdır. Ankara

tavşanı, boyu 40 santimetreye kadar ulaşan uzun, ince, yumuşak, parlak ve dokunmaya elverişli tüyü ile ünlüdür. İki ya da üç aylık olduklarında kırkılırlar ve yılda ortalama 1 kilogram yün verirler. Hafif ve yüksek ısı tutan Angora yünü, alerjiye yol açmaması nedeniyle çok değerli bir sanayi malzemesidir.
İlin ikinci bir doğal sembolü sayılabilecek hayvanı, Ankara kedisi ana yurdu Ankara olan doğal ve saf bir kedi ırkıdır. İpeksi, orta uzunlukta tüylü ve ince uzun yapılı olan bu kedilerin kafaları küçük ya da orta büyüklükte burun kısımları ise üçgendir. Uçları tüylü, uzun, biri diğerine çok yakın, büyük ve dik kulakları, badem biçimli iri ve yeşil, sarı, bakır ya da mavi renklerde gözleri vardır. Tüyleri birçok renkte olmasına rağmen en bilineni beyazdır. Narin yapılı ve avcılık özellikleri gelişmemiş kedilerdir.
Ankara kendine özgü bitki ve hayvan topluluğu yönünden zengin bir şehirdir. İle özgü hayvanlardan olan Ankara keçisi,

13. yüzyılda Anadolu toprağına Türkler tarafından getirilmiş ve Orta Anadolu’nun kurak toprağı ve iklimine uyum sağlamıştır. Birçok ülkede Mohair diye adlandırılan

tiftik bu hayvanın yününden elde edilir. Bu yüzden de Tiftik keçisi dünyada Ankara

keçisi ismiyle bilinir. Ankara ilinin tüm ilçelerinde yetiştirilmekle birlikte en çok Ayaş, Beypazarı, Güdül ve Nallıhan ilçelerinde yaygındır. Yünü hayvansal kaynaklı elyafın “özel kıl elyafı” sınıfında yer alır. Ankara keçisinin Anadolu toprağına gelmesiyle birlikte, Ankara ve çevresinde bir zamanlar çok ünlü bir Türk kumaşı olan Sof üretilmiş ve günümüz Anadolu Medeniyetleri Müzesini oluşturan, binalardan biri olan Mahmut Paşa Bedesteni'ndeki Arastalardan bütün ticaret merkezlerine satışı yapılmıştır