Ankara - Ankara - KENTİN HAVASI

Ankara’da Gezilecek Yerler

Ve geldik bir başka güne o zaman bugün bahçeliye gitmezsek olmaz. tüm gençlerin ortak buluşma noktası Bahçelievler 7. Cadde ile başlıyoruz. Kahvaltı yapmak, bir şeyler içmek, güzel zaman geçirmek için güzel mekanların bulunduğu, bir dönem trafiğe kapatılarak yayalaştırma projesine alınan ancak daha sonra itirazlar nedeni ile vazgeçilen, Ankaralı gençlerin kuş serisi araçları ile müziği açarak caddeden geçtiği, kaldırımlarında insanların mutlaka bir tanıdığa rastladığı uğrak noktasıdır.

Kitap okumayı seviyorsanız kahvaltı sonrası Milli Kütüphane içerisinde küçük bir tur sizi mutlu edecektir. Milli Kütüphane’den çıkışta metro ile Kızılay meydanı ve bu sefer istikamet Çankaya. Ankara ziyaretçilerinin uğrak noktası Tunalı Hilmi Caddesi ve sizi suda süzülerek selamlayan kuğuların bulunduğu Kuğulu Park karşılar.

Soyu tükenmekte olan ve nadir bulunan siyah kuğu ile tanışma fırsatınız olacaktır. Simitçiden aldığınız Ankara Simidini kuğular ile paylaşma zevkini tadarsınız. Kuğulu Park’tan çıktıktan sonra bir Ankara gezisinde olmazsa olmaz yemek durağı Hacı Arifbey Restoranı. Eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in evinin karşısında Güniz Sokak’ta bulunan restoran sizi güler yüzlü personeli ile karşılar.

Kebap kültürünün güzel örneklerini burada bulabilirsiniz. Üzerinde adınız yazılı balon pide ise size güzel bir sürpriz olacaktır.

Yemek yedikten sonra Ankara gezisi Çankaya Köşkü altında bulunan Seymenler Parkı ile devam edebilir. Yaz döneminde evliliğe adım atan çiftlerin düğün resimlerini çektirmek için mekan tuttuğu, ortasında havuzu bulunan Ankara’nın merkezinde yeşilliğe doyabileceğiniz bir parktır.

Hemen ardından yine tüm Ankara’yı ayağınızın altına seren Atakule karşımıza çıkar. Asansöre bindiğinizde büyük bir hızla yukarı çıkarsınız. Duvarlarında çiftlerin birbirine olan aşklarının kazındığı yükseklik korkusu olmayanların ziyaret etmesi gereken bir yerdir.

Hangi mevsimde giderseniz gidin üzerinize mutlaka bir ceket almalısınız. En üst katında Kule Restoranında dönen sistem ile Ankara’nın her bir köşesinden değişik manzaralar eşliğinde yemek yeme şansınız olabilir.

Aslına bakarsanız Ankara gezisi üç güne sığacak kadar kısa olmamalıdır. Ankara civarında gezilecek yerlere de bir şans verilmelidir.

Ankara’da hala gezilecek yer yok diyorsanız bu yazdıklarım devede kulak kalır. Kısa ziyaretler icin güzel bir rehber sunduğuma inanıyorum.

Çağlar DÜNAL

Ankara gezisine şehrin ve bu büyük uygarlığın tarihi ile devam edebilirsiniz. Kahvaltı için Kızılay Meydanı’nda birçok güzel seçeneğiniz var. Kumrular Sokak ve Konur Sokak kafelerin yoğunlukla bulunduğu bir bölge.

İnsanların büyük bir telaş içerisinde bir yerlere yetişmeye çalıştığı şehrin tüm ulaşım bağlantısının sağlandığı nokta Kızılay Meydanı’dır. Şehir üzerindeki “Bürokrat Gülümsemesini” burada daha iyi hissedebilirsiniz.

Kızılay, tüm Bakanlıklar ve TBMM’ye olan yakınlığı ile Ankara’nın merkez noktası. Ulaşım açısından hiçbir sıkıntı yaşamadan tekrar bir önceki gün kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Hedefimiz Ulus’ta bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi. Ankara Kalesi’nin güney doğu cephesinde yer alan müze, Hititler döneminden yakın geçmiş zamana kadar Anadolu’nun tarihini anlatmaktadır. Ankara gezisine yine yakın bölgeden Cumhuriyet Tarihine bir bakış ile ilk Meclis olarak da bilinen Türkiye Büyük Millet Meclisi ile devam edebilirsiniz. Ulu Önder Büyük Devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı meclis, günümüzde siyasi tarihimizin önemli mihenk taşlarından biri olarak kendisini bize tüm ihtişamı ile göstermektedir.

Atamızın çalışma odası ve diğer parlamenterlerin çalışmalarını yaptığı odalar sadeliği ve bir o kadar da kendine has gösterişi ile karşılar bizi. İnsanın ziyaret ettiğinde bir Türk olarak duygulanmaması mümkün değildir. yemek molası vermek isterseniz ve Ankara’ya gelip de meşhur Ankara Döneri yemeden gitmek olmaz diyorsanız, Kale’deyiz.

Kalenin yanında küçük dükkanlar saat 14:00 bilemediniz 15:00’a kadar bulabileceğiniz leziz döneri ile sizi döner yemeye davet eder. Hem yemeğinizi yersiniz hem de tarih kokan küçük antika dükkanları ile haşır neşir olursunuz.

Kalenin Şeref Babası Kafkas Antika dükkanı sahibi Şerafettin Amca’yı kime sorsanız bilir. Bir şey almanıza gerek yok gidip muhabbetine ortak olun ve size tesbihin tarihini anlatsın. Dükkanına girdiğinizde yaklaşık 10-15 metrekare bir alanda duvarda asılı tesbihler gözünüze ilişir.

Ankara’ya gelip de Atamızı ebedi istirahatgahında ziyaret etmeden gitmek olmaz.

Anıtkabir tüm ihtişamı ve muhteşem yapısı ile ziyaretçilerini karşılar. Ana kapıdan girdikten sonra törenlerin vazgeçilmez başlangıç noktası Aslanlı Yol’dan mozoleye yönelerek Atamızın huzuruna çıkarsınız.

Duyguların hat safhaya çıktığı Mozole ziyareti sonrası alt katta bulunan ve restore edilerek ziyarete açılan Kurtuluş Savaşı Müzesi sizi karşılar. Kurtuluş Savaşı’nın tüm detaylarının işlendiği müze tarihe bir bakış açısı olarak karşımıza çıkar.

Anıtkabir ziyaretinden sonra artık akşam olmuştur. Ankara’nın önemli bir sektörü olan alışveriş merkezi gezisi başlayabilir. Alışveriş yapmak için Armada alışveriş merkezi güzel bir seçenek.

Akşam saatlerinde yemek öncesi ünlü markaların bulunduğu büyük indirimlerin olduğu bir mekandır. E artık acıktık ve Türk mutfağına dair bir mekan bizi Yaşam Sokağı’nda karşılar. SULU Et Balık Kebap restoran. Adına baktığınızda gerçek Türk mutfağı kültürü olduğunu anlarsınız.

Ve bir günün daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Sanırım bir kaç gun dağa anlatacağım cunku daha çok yer var Ankara’da gezip görülecek.

Atamızın yadigârı Başkent Ankara. Aslında yazılacak çok şey var ancak Ankara için bir kaç günde yapacaklarınız icin öncelikle bir Ankaralı’dan doğru bilgi almanız gerekir.

Ankara ile ilgili “Soğuk şehir, memur kenti, sokakları denize çıkmayan şehir” gibi söylemleri dikkate almayın. Bu söylemler ile önyargılı olmadan önce Ankara’yı tanımak gerekir. Sizin için hazırladığım Bu yazı ile Ankara’yı sizlere doğru tanıtmak istiyorum. Mekan olarak bir çok paylaşımda bulundum zaten. Ama bu yazıda gezilecek görülecek yerleri yapılacak şeyleri kenthavasi ve hobihanem icin yazmak istedim.

Şimdi başlayalım gezintiye Ankara’ya geldiniz ve ne yapacağım diye soruyorsanız bence bunlari bir yapın derim.

Her mevsimin ayrı güzel olduğu Ankara’da kahvaltı için çok fazla seçeneğiniz var. Hamamönü restorasyon çalışmaları sonrası eski Ankara evleri ile kahvaltı yapmak için iyi bir seçenek. Gün içerisinde gezi ve tarihi mekanlar için başlangıç olarak güzel bir seçenek arıyorsanız Hamamönü’nde kahvaltı sonrası Ankara Kalesi‘ne geçmelisiniz. 15 dakikalık bir yürüyüş sırasında Ankara’nın tarihi konusunda birçok bilgi edinebilirsiniz. Kale, tam olarak hangi dönemde yapıldığı bilinmese de MÖ. 2. yüzyıldan beri varlığını hissettirmektedir. Her cephesinden Ankara’nın güzel manzarasına doyum olmaz. Şayet şanslı iseniz festivallere denk gelebilirsiniz. Girişleri ücretsizdir. Park yeri problemi yazabilirsiniz ama özel park yerleri mevcut. Buradan gezimizin ikinci durağı kalenin hemen altında bulunan Ankara Rahmi M. Koç Müzesi. Müzecilik kültürüne Rahmi Koç’un katkıları ile Ankara’ya kazandırılan bu yer, Ankara’nın esnaflık tarihi adına anlamlı bir müze. Bu arada müze kart geçerli müze kartınız olmasa bile giriş ücretleri uygun. Burası hakkında ayrı bir tanıtım yapacağım zaten. Buraları gezdikten sonra karnınız acıkmış olacak muhtemelen. Yemek yemek lazım diyorsanız hemen Rahmi Koç Müzesi çıkışında meşhur Emin Usta’ya uğrayıp yemeklerinden tatmadan geçmek olmaz. Küçük, şirin ve bir o kadar da lezzetli yemekleri ve güler yüzlü çalışanları ile sizi karşılamakta. Karışık ızgara ve ev yapımı yoğurt tavsiye edilir, yemekleri lezzetli fiyatları da oldukça uygundur. Çok uzaklaşmadan Ankara’nın siyasi geçmişinden kareler görmek için 80 dönemi idamları ile meşhur olan Ulucanlar Kapalı Cezaevi Müzesi ziyaret edilmeli ve tarihi bir döneme tanıklık edilmelidir.

Ankara gezimizin akşam kısmında ise yine aynı bölgede kale içerisinde Ankara manzarası eşliğinde eski konaklardan yapılma birçok restoran bulabilir ve keyifli bir akşam geçirebilirsiniz. Bakın bir günü bitirdik bile. Daha yüzde biri olmadı Ankara’nın. Diğer yazımda size bir diğer etkinlik gününü yazmaya çalışacağım.

Çağlar DÜNAL

ankaraya ilk kez gelen ya da gelip de gezmeyen birinin yapacağı ankaranın ruhunu anlatan bir tur. öncelikle ulusla başlanabilir gündüz gitmek daha hayırlı. ulus zaten ankara kalesi falan derken bir öğleden önceyi alır. esnaf lokantalarında bir öğle yemeği sonrası kızılay. kocatepe camii, karanfil, konur, sakarya diye gider bir sürü saat. sonra tunalı... tunus, bestekar, arjantin gezilip güzel mekanlarda ankaranın gece hayatının tadına bakılabilir. 2. gün atatürk orman çiftliğine gidilip hayvanat bahçesi gezilebilir. kesinlikle bir aoç dondurması yenmeli ve sütü içilmelidir çünkü sadece ankarada var. ardından bahçelievler 7.caddede gezip güzel bir yerde soluklanıp anıtkabire gidilir. akşam olunca da park caddesine gidilsin en iyisi. 3. gün de atakuleye gideriz ve sonra da etnografya müzesi başka bir gün de gölbaşı güzel olabilir biraz uzak olduğu için tüm günü ayırdım. şimdilik aklıma bu kadarı geldi gelenleri de 4 güne sığdırdım ama biraz hızlı yürüyorum ben... zaman çoksa daha geniş geniş gezilesi mükemmel şehirdir aslında.